• Derya Yüce

AÇIK OFİS: YENİ NORMALİN RÖNESANS TABLOSU

Dünya yavaş yavaş yeniden kabuğundan çıkmaya başladıkça ve karantina önlemleri hafifletilirken, herkesin dikkati yeni normale adapte olma konusuna odaklanmış durumda. Yaşamlarımıza sert ayarlamalar uygulayan koronavirüs, algılarımızı ve önceliklerimizi değiştirerek yeni bir “normal” ortaya koydu. Çevremizi sorgulamaya ve değerlendirmeye yönelmiş olarak, sürekli olarak bilinmeyen bir geleceğe dair tahminde bulunup, tepki veriyoruz. Özellikle bu yeni normalin kalıcılığı konusunda bile şüpheler varken, yaşanılan durağanlık için umutsuz olan toplumumuz, “yeni normal” - kişisel ve profesyonel yaşamlarımızın koronavirüs salgını tarafından nasıl kalıcı olarak değiştirileceği hakkında konuşmaya devam ediyor. Doğal olarak bu tartışmaların ana gündem maddelerinden birisi de evden çalışma politikaları.

Öncelikle şuan yaşanılan dramatik değişikliği anlayabilmek için, çalışma alanları ve alışkanlıklarının pandemiden hemen önce gelmiş olduğu noktayı iyi analiz etmek gerekir. Temel değişimleri getiren 3 sanayi devrinden sonra, yaşadığımız çağ 4.sanayi devri, yaşadığımız toplum ise ‘bilgi toplumu’ olarak adlandırılmaya başlamıştı. Bu değişim dalgası ile birlikte günlük hayat pratiklerimiz, bu yeni çağa adapte olacak yeni taktikler geliştirdi. Gündelik yaşamımızdaki birçok pratik ve alışkanlık ( okuma, çalışma, pazara gitme, yemek yapma...) taktiksel ürünlerdir (Şekil.1). Çevremizde değişen ve gelişen her duruma adaptasyon bu taktiklerin stratejisindeki değişimle mümkün olur. Bilgi toplumu, hız,hareket ve teknoloji üçgeninde sürekli gelişen bir çağa ayak uydurmaya çalışırken, bunu en etkili olarak çalışma taktiklerindeki değişimde gözlemleyebiliyoruz.

Şekil.1. Bu Resim Ne Anlatıyor? Gündelik Hayat, İstanbul Bilgi Yayınları


Bilgi toplumuna kadar klasik çalışma eylemi, ortaya bir şey koymak, emek harcamak ve üretmek olarak tanımlanıyordu. Ancak bilgi toplumunu oluşturan ‘Z kuşağı’ bireyi, kendisinden önceki hiçbir kuşağın doğmadığı kadar teknolojik ve hızlı değişen bir topluma doğması ve buna o andan itibaren maruz kalması sebebiyle bambaşka bir çalışma anlayışına hatta yaşam kültürüne sahip olarak bir anda dönüştürücü bir özne rolüne büründü. Bireyin kültürü, kültürün mekanları, mekanların kültürü dönüştürdüğü bu mekanizmada, çalışma eylemi yanına birçok yardımcı eylemi de alarak, melez mekanların doğmasına sebep oldu. İçerisinde kafesi olan, spor salonu, basketbol kortu olan, bisiklet sürülen bu açık ofis sistemlerinde, en çok öne sürülen sav, adeta iş yerinde değilmişsiniz gibi aktivite odaklı çalışma prensibi (Şekil.2). Böylece bir kafede çalışıyormuşsunuz hissi ile arkadaşlarınızla ortak bir masa etrafında çalışabilir, öğle aranızda spora gidebilir, esnek çalışma saatleri ile biraz oyun oynadıktan sonra çalışmaya devam edebilir, gerekirse uyku kapsüllerinde uyuyabilir, böylece aslında yere bağımsız olduğumuz bu elektronik ağ çağında yine en çok iş yerlerine bağımlı hale gelebilir ve daha çok çalışabilirsiniz. Aslında tam olarak bir yandan uzaktan çalışma söylemleri, bir yandan sizi daha fazla iş dışı sosyalleşme imkanı ile kendine bağlamaya çalışan ofis yapıları ve organizasyonları ile aslında bir aktivite odaklı yeni nesil çalışma alanları popülerliği dönemindeydik.


Şekil.2. Aktivite Odaklı Çalışma Modeli/ Hibrit Kullanım


Son iki ayda, dünya çapında uzaktan çalışma konusunda kitlesel bir deneyi temsil ettik. Bunun geçici bir izolasyon dönemi yani aslında olağan dışı şartlar altında bir durum olması sebebiyle, hayatımıza getirdiği birçok taktiğin geçici olması olası gibi geliyor. İş yerlerinde sosyalleşme odaklı tasarım yaklaşımları ile çalışanları motive etme taktiği, pandemiden sonra da aynı şekilde devam edemeyecek pratiklerden biri, yeni normalin rönesans tablosu olabilir. Global Workplace Analytics’in bu süreçte yapmış olduğu bir araştırmaya göre, çalışanların yüzde 30’u post-pandemik dönemde haftanın çoğunda evden çalışmaya devam edecek. Sadece hijyen konusundaki endişeden kaynaklı olarak değil, insanların bu dönemde ait olmaya ve sosyalleşmeye dair keşfettikleri, evle olan bağları ve aslında mekansal olarak tek bir masanın kişisel olduğu sürece çalışmaya karşı oluşturdukları motivasyonu ve aidiyeti belki de yeterli düzeyde sağladığı konusu bundan sonraki yeni normalin dönüştürücü girdisi olacaktır.

Çalışma mekanlarındaki melezlenme / hibritleşme (birden fazla aktivitenin kesişmesi) durumu, mekansal olarak ‘esnek’ kullanımlara elverişli olması açısından değerlendirilebilir. Dönüşümlü olarak ofise gitme durumu ve yarı-zamanlı evden çalışma modeli süreklilik kazanırsa, büyük boş ofisler sermayesi gündeme gelmeye başlayacak ve belki de bu çoklu kullanımlar bu noktada işe yarar bir modele evrilecek. Otomasyon odaklı uzaktan kontrol sistemleri, hem havalandırma hem alan ve güvenlik kontrolü hem de temizlik sistemleri ile kolaylaştırıcı bir teknoloji olarak olmazsa olmaz girdilerden biri olacaktır. Bu dönüşümlü model ile ilgili Perkins & Will bir öneri kullanım klavuzu hazırlamış:


Şekil.3. Perkins&Will, 2020


Bu çalışmayla birlikte mekansal organizasyonun standartlarının kitabı Neufert’e sosyal mesafe kuralı olan 1.5m’lik yeni bir format eklenmesi de beklenebilir. Bu yeni kriter, aslında sadece ofis mekanlarında değil, kamusal alanlarda ve hizmet sektörüne ait mekanlarda da oldukça belirleyici ve sınırlandırıcı olacak olacak gibi duruyor.

Çalışmanın gidilen bir yerden öte yapılan bir şey olduğuna daha çok odaklanılan bu dönemde, nerede çalıştığımızdan çok nasıl çalışacağımız geliştirmemiz gereken taktiklerden biri. Yeni normalin yarattığı yeni kültürde, mekanın dönüştürücüsü olarak geliştireceğimiz taktikler, gündelik mekanlar için yeni modellerin oluşturulmasında oldukça belirleyici olacaktır.


Kaynaklar:


Lawrance, C., Anton, C., (2014). Home is where the heart is: The effect of place of residence on place

attachment and community participation. Journal of Environmental Psychology. v:40. p: 451-461.

https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0272494414000954


Rao,R, (2020). How will offices evolve in a post–COVID-19 world?

https://www.architecturaldigest.in/content/will-offices-evolve-post-covid-19-world/#s-cust0


Winqwist, J., (2020). When change is the new normal: New research into the future of work

https://pulse.microsoft.com/en/work-productivity-en/na/fa1-work-reworked/


Maxwell, P., (2020) How COVID-19 could impact workplace design: managing movement

https://www.frameweb.com/news/covid-19-workplace-design-movement


Harrouk, C., (2020). Perkins and Will Creates Guideline for a Safe Return to the Office during COVID-19

https://www.archdaily.com/939928/perkins-and-will-creates-guideline-for-a-safe-return-to-the-office-during-covid-19